- Belki yüzünüz hoşuma gitti belki de filozofça düşünüyorum da ondan anlatıyorum bunları. Evli misiniz Mister Mason?
-Hayır.
Misis Garvin ‘Bir erkek bir kadına sahip olduğu zaman’ dedi ‘Bu sahiplik çok acayip bir duruma gelir. Bir bakıma bu sahiplik, onun hislerinin aynası, aksisedası, hislerinin zevk içinde aksetmesidir. Verdiklerinin karşılığını tamamen geri alır erkek. Balayında erkek kadını bir melek gibi görür, kadın da kocasını Tanrı olarak kabul eder. Bir müddet birbirlerine karşı hayrandırlar. Nihayet evliliklerinin parlaklığı kaybolunca, erkek bir hayat arkadaşı edindiğinin farkına varır.’
-Devam edin.
Genç kadının yarı aralık duran gözleri parlıyordu: ‘ Sonra erkek zaman zaman kızmaya başlar. İlk zamanlar kendisini frenler. Fakat hürriyetini kaybetmiş olması onu kızdırmaktadır. Sonra iki şeyden birisini yapar. Ya sessiz sedasız karısını aldatır, tehlikeli alakalar kurar, yahut da herşey mesele yapar, dırdırlanır. Her iki şekilde de karısı onun gözünde kıymetini kaybetmiştir artık’
Mason ‘Sonra ne olur’ diye sordu.
-Sonra erkek ne ektiyse onu biçer. Bir erkek akıllıysa muhtaç olduğu serbestiği elde eder, kadın da akıllıysa kocasına istediği serbestiği verir. O zaman evlilikleri başarılı olur. Saadet içinde yaparşar. Koca karısına yalan söyler, onu aldatır. Fakat karısı onun gözünde daima kıymetlidir. Ama koca kadına herhangi bir eşya gözüyle bakmaya başlayınca, kadın hapishanenin kapısını sıkı sıkıya kapatmalı, kapıyı iyicen kilitlemeli ve anahtarı kocasının bulamayacağı bir yere fırlatıp atmalıdır.
-Yani sizin yaptığınız gibi öyle mi?
- Hayır, yapacağım gibi Mister Mason ..”
