Dr. Fell nazik nazik ‘Sadece bir isim yavrum,’ diye cevap verdi. ‘Size onu tanımadığımı söyledim…Hadley, şimdi bu saçma sapan şeylere sakin fakat kati bir tavırla itiraz edeceğim. Karın yağmasından, dinmesinden rahat rahat bahsettik. Sanki bu iş bir musluğu açıp kapatmak suretiyle idare ediliyormuş gibi… Bana şunu söyler misin? Bir insan karın NE ZAMAN başlayacağını veya dineceğini nasıl bilir? Herhalde hiç kimse ‘Hah! Cumartesi gecesi cinayet işleyeceğim’ demez. ‘Zira o gece kar saat tam beşte başlayacak ve tam da dokuz buçukta dinecek. Bu sayede bolca vakit bulacağım!’ Yok yok, senin izahın, meseleden daha da şaşırtıcı! Bir adamın karda ayak izi bırakmadan yürüdüğüne inanmak- onun karın ne zaman dineceğini bildiğine inanmaktan daha kolay!’
Baş müfettiş sinirlendi ‘ Ben meselenin can alacak noktasına gelmeye çalışıyordum. Fakat madem münakaşa etmek istiyorsun, bunun o son muammayı da kolayca izah ettiğinin farkında değil misin?’
‘hangi muammayı?’
….
‘A o mu?’ Dr. Fell, elini öyle müthiş bir istihkarla sallamıştı ki, Hadley ona bakakaldı. ‘Meselenin o kısmı mı? Çan seslerini duyar duıymaz işin içyüzünü de anladım. A, ne ayıp! Nasıl da küfrediyorsun! Ben çok ciddiyim Hadley. Beni asıl o odadan kaçma meselesi endişelendiriyor. Belki elimize bir ipucu geçer diye kilitli odalarda cinayet işleme usüllerini kısımlara ayırarak, kısaca anlatacağım. Bizim cinayetin de bunlardan birine girmesi lazım. Şart bu! Zira usüller ne kadar değişik görünürse görünsün, aslında prensipleri aynıdır. Kapalı bir odada cinayet işlemenin ancak bir kaç yolu vardır. Hıh, ha! İşte kutu gibi bir oda. Dört sağlam duvar. Bir pencere, bir kapı… Penceresi ve kapısı kilitli bir odadan kaçma usüllerini açıklerken, gizli geçitlerden bahsetmeyeceğim. Bence pek aşağılık bir hile bu. Artık iyiyazarlar da bu oyuna başvurmuyorlar. Gizli geçit denen adi şeylerin cinslerini sayacak değilim. Bir el girecek kadar geniş olan bir pano.Bıçağın atıldığı tavandaki delik. Tabii tıkaç belli olmayacak şekilde yerleştirilir, üstelik bu iyice toza da bulanır. Yani odanın yukarısında tavan arasının döşemesi sanki orada kimse dolaşmamış gibi tozlu hale sokulur. Bu da o adi hilenin adeta küçültülmüş, minyatür hale getirilmiş şeklidir. Açıklık, ister fare deliği kadar olsun, ister ahır kadar…Hepsinde prensip aynıdır..”
