Tamamiyle İmkansız

Just another WordPress.com site

Georges Simmenon "Kiralık Oda" Kasım 5, 2008

Filed under: Uncategorized — aycabb @ 12:21 am

“…

Ne diye anlatamaya kalkmıştı bunları?

Gene karıştı Yeni Cadde’nin kalabalığına, yürüdü,sulara basa basa yürüdü, vitrinlerin önünde dura dura gidiyordu.

Arkasında deve tüyünde bir palto, başında güzel bir fötr şapka vardı, elbisesi iyi dikilmiş bir elbiseydi.

Neden böyle birdenbire bir perişanlık duyuyordu içinde? İki günlük traşı yüzünden mi? Nezleden burnu şiştiği için mi?

Herhalde çirkin, pek çirkin buluyordu kendini. Geçenlerden biri çarptı. Eli dayak yemiş gibi inledi.

Bir kuyumcu mağazası arıyordu. Birkaç tanesinin önünden geçti, ama girmedi içeri, dördüncüsüne girdi, cebinden fındık büyüklüğünde  bir altın külçesi çıkardı, tezgahın üstüne koydu. Silvi’nin altnıydı bu. Kadın onu hep yanında taşırdı, yanabcı bir şehirde parasız kalırsa diye. Kuyumcu bin üç yüz  belçika frangı verdi o altına, Eli gene dışarı çıktı saatlercew, daha saatlerce öyle dolaşacaktı.

Gemideki günleri artık hatırlamıyordu. Daha doğrusu başka bir alemde olmuş, yahut başka bir  kimsenin hayatıymış gibi hatırlıyordu.

Şimdi yalnız Brüksel vardı, Brüksel’in soğuğu, nezle vardı. Daracaık kaldırımlar, karşıdan gelene çarpmamak için adım başında aşağı ineceksiniz…Vitrinler de tıka basa yiyecek oldu, o kadar ki gönlü bulanıyor insanın. Donuk beyaz masaları ile kahveler…Eli ‘ Ben şunu yapacağım, sonra da bunu yapacağım’ demiyordu içinden ama biliyordu, ne yapacağını da anlıyordu. Bir öfke bir hınç vardı içinde…”

 

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

Gravatar
WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.