‘Pekala’
Oktay Palamut böyle dedikten sonra, skıntıyla derin bir iç geçirdi. Önünde koca bir tomar bilgisayar çıktısı halinde duran bir hikaye ve içinde yazılanların anı mı kurmaca mı olduğu belli olmayan bir defter vardı. Şimdi ne yapmalıydı? Gözlerini tavana dikip boş boş bakmayı denedi. İşi zordu. İlkinde anlatılan az çok onun hikayesiydi. Bir yazar adayının yazma denemeleri olarak düşünüldüğünde çok fena sayılmazdı. Cem Beyoğlu’nun onu bir karikatüre dönüştürmesine gerçi biraz içerledi. Sağ omzuna- yoksa sol muydu- kurşun yediği filan da doğru değildi. Cem ona küsmüştü evet ama bu tamamen şaka kaldırmazlığındandı. Her şey bir oyundan ibaretti ve Cem gülüp geçmemişti.
…”
