Sonra kafama takıldı, amcanın acaba varisleri var mıydı? Varsa dükkandaki mallar acaba onları mutlu edecek kadar para eder miydi? Benim paramla beş para etmezdi. Gerçi ben sanata ilgi duyan bir insandım. Mahalleliden daha rafine bir adamdım. Bunu bana ressam söylemişti. En azından ben, ‘ Bu resmin içine sıçayım’ diye düşünsem bile uluorta söylemezdim. O yüzden resimlerin, heykellerin para edeceğini, ben anlamasam bile başkalarının anlayacağını seveceğini biliyordum. Gene de içimden ‘sıçayım bu lombakların kafalarına’ dedim.
Varisler amcanın bu sanat eserlerini nasıl paylaşacaklardı acaba? Bir resim sana, bir heykel bana diye mi? Mutlaka başka bir yöntemi vardı bu işin, bana neydi ki? Bana bu konuda girip çıkan yoktu. Sanki amca bana mirasından pay mı bırakmıştı? Ama şarap içtiğimiz kadehleri alacaktım. Bir ara dükkana gider alırdım ya da varislere gidip ‘ Merhaba ben amcanızın ölümüne neden olan Metin Çakır. Amca ile ölmeden evvel bu kadehlerle şarap içmiştik. Sabaha Amca ölmeseydi, benim getirdiğim yiyecekleri yiyerek zaten ölecekti. Konuşmamızın arasında bir ara bu kadehleri bana bırakacağını söylemişti. Alabilir miyim?’ mi diyecektim? Of ne kadar geveze olmuştum bu günlerde, iyi ki beni dinleyen kimse yoktu.
…”
